YASAL KURUMSAL SERBESTLEŞMENİN YARARLARI¥

 

Yazan: Robert Okun

Çeviren: Prof. Dr. Coşkun Can AKTAN

 

 

Amerika Birleşik Devletleri, ülkenin şimdiki refahına esaslı katkılar sağlamakta olan bir kamu politikası devriminin ikinci on yılına giriyor. 1930' lardaki New Deal' e kadar uzanan ve daha yakınlarda, 1980' lerdeki demiryolu düzenlemesine kadar giden kurumcu politikaların tümüyle tersi olan bir politikayla Amerika Birleşik Devletleri havayolları, yük taşıma, demiryolları, iletişim ve enerji gibi endüstrilerde faaliyet gösteren kartellere piyasaya giriş için izin verme, yönlendirme faaliyetlerinden gittikçe vazgeçilmektedir. Bu yasal-kurumusal serbestleşmenin sonuçları; fiyatların düşmesi, müşteri hizmet ve seçimlerinin iyileşmesi, önceleri kartelleşmiş endüstrilerde teknolojik değişmelerin hızlanması ve bir bütün olarak tüm Amerikan ekonomisindeki rekabetin ve verimliliğin artması olmuştur.

Yasal-kurumsal serbestleşme devrimi Başkan Ford' un yönetimi sırasında başlamış, Başkan Carter' in döneminde hızlanmış ve Reagan yönetiminde de devam etmektedir. Bu devrim, her iki tarafça (Cumhuriyetçiler ve Demokratlar) da savunulmuş, üç yönetim ve beş kongre tarafından da desteklenmiştir. Akademik temel, politik yelpazenin bir ucundan diğerine uzanan ekonomistlerce hazırlanmıştır. Şikago Üniversitesi' nde olduğu kadar Harward Hukuk Fakültesi' nden, Amerika İşletme Enstitüsü' nden ve Brooking Kurumundan.

 

YASAL-KURUMSAL SERBESTLEŞMENİN TEMELLERİ

Yasal-kurumsal serbestleşmede ilk deney 1986 yılında Federal İletişim Komisyonu (Federal Comunications Commission : FCC), terminal donanımlarının satışlarında American Telephone and Telegraph Company (ATT)' ye karşı sınırlı bir rekabete izin verildiğinde başladı. FCC 1970 ortalarından 1970 sonlarına kadar olan sürede iletişim hizmetlerini gittikçe geniş bir biçimde rekabete açmaya devam etti. Ve 1980' de bu komisyon ATT' ye bağlı özel bir bağlı şirket yoluyla, gelişmiş iletişim sistemleri gibi ileri hizmetlerini serbestçe pazarlamasına izin verdi.

En önemli ulaşım faaliyeti serbestleştirilmesi, Civil Aeronautics Board (CAB) ve Interstate Commerce Commissions (ICC)' nin fiyatları, pazarların dağıtımını ve havayollarına girecek olan yeni rekabetçileri, karayolu taşı-macılığı, demiryolları endüstrisine ilişkin kuralları saptayan mevzuatı kaldırmaya başlamasıyla Carter yönetimi döneminde ortaya çıktı. CAB, 1940' lardan bu yana ilk kez devletlerarası sefer yapması için yeni bir havayolu işletmesine izin verdi; aynı kuruluş daha önce bu alana girişi 79 müracatçı ile sınırlamıştı. 1985' te CAB, söz konusu işlere müdahele etmeye tümüyle son verdi. Bugün havayolu işletmesine giriş, taşıma ücretleri ve yol güzergah yapısı hemen hemen tümüyle serbesttir; buna karşın, havayolu güvenliği, havaalanlarına giriş, Federal Aviation Administiration (Federal Havacılık İdaresi)' nce sıkı bir biçimde denetlenmektedir.

Reagan yönetimi döneminde FCC, televizyon ve radyo yayınlarını ve bilgisayar iletişimine ilişkin haberleşme hizmetlerini büyük ölçüde serbestleştirmiştir. Bu komisyon aynı zamanda, 1982 yılında Federal Bölge Hakimi Harold Greene' nin emri uyarınca ATT' nin statüsünün değiştirilmesi için gerekli önlemleri almıştır. Başkan Reagan' ın görevde iken aldığı ilk önlemlerden bir tanesi, Başkan Nixon tarafından konulmuş ve Başkan Carter döneminde yavaş yavaş ve aşamalı olarak uygulanmış bulunan petrol fiyatlarının kontrolünü ve dağıtım kotalarını kaldırmak olmuştur. Ve Reagan, Kongre' nin muhalefetine rağmen doğal gaz fiyatlarını ve dağıtımını düzenleyen karmaşık kurumsal yönlendirme araçlarını aşama aşama azaltmış bulun-maktadır.

Yasal-kurumsal serbestleşme operasyonu geçiren endüstriler baştan aşağı silkelendi ve sanayilerin verimlilikleri ve değişen teknoloji ve müşteri tercihlerine hızla cevap verebilme yetenekleri esaslı bir şekilde gelişti. Girişken yeni rakipler ulaştırma ve iletişim sanayilerinde yeni devrimler yarattı. Havayolları işletmesinde People Express and New York Air' dan karayolu yük taşımacılığında Overnite Transportation Company ve A-P-A Transport; uzun mesafe iletişim ağında MCI and General Telephone and Electronic ve telefon santralinde Rolm' a kadar hepsi bu yeni rakipler arasındadır. Verimsiz petrol rafinerileri gibi modası geçmiş eski fabrika ve tesislerin kapatılması gerekmektedir. Bunun yanında, maliyetlerin aşağı çekilme baskısı, verimsiz işlerde kuralların ve esnek olmayan iş sözleşmelerini zorunlu hale getirmesi ile iş verimliliği özellikle taşımacılık alanında yükseldi.

Garantilenmiş pazarlar için durumları yasal-kurumsal düzenlemelere bağımlı bulunan önceki bazı yerleşik kurumlar için serbestleştirme süresi zor olmuştur. Hava taşımacılığında faaliyet gösteren bazı dev kuruluşlar ya iflas etmişler ya da iflasın eşiğine gelmişlerdir. Düzinelerce karayolu taşıma firması piyasadan silinip gitmiştir. Fakat yasal-kurumsal serbestleşme hem yaratıcı yatırımcılar hem de bunların müşterileri için altın bir fırsat olmuştur. Tüm Amerikan ekonomisi taşıma ücretlerinin, iletişimin ve enerjinin maliye-tinin düşmesinden yararlar sağlamıştır.

Yasal-kurumsal serbestleşmeden sonra fiyatların yükseleceğine ilişkin karamsar tahminler birçok endüstrilerde edinilen deneylerle çürütülmüştür. Örneğin, 1977'de zamanın senatörü George Mc Govern, kongre kayıtlarına geçen ve North Central Airlines'ın satış ve trafik konusunda Başkan yardımcısı olan Doland Morgan'dan bir alıntı yapmıştı: "Rekabet, başlangıçta taşıma ücretlerini düşürecek fakat daha sonra fiatlar tekrar eski düzeyine yükselecek; çünkü, sert rekabet en güçlü olan dışında diğerlerini piyasadan silecektir. Küçük taşımacılar yok olacaktır. Büyük havayolu kuruluşları daha da büyüyecekler. Sonuçta, artık fazla rekabet kalmayacak, daha az rekabet ortaya çıkacaktır."

Olanlar ise tam bunun tersiydi. 1980 ve 1985 yılları arasında bu endüstriyel 76 yeni büyük taşıma şirketi ve Ransome ve Henson gibi 203 havayolu işletmecisi daha bu alana girmiştir. US Air ve Piedmont gibi diğer yerel taşıyıcıları hatlarını arttırmak için kendilerini bir anda serbest buldular. Sonuç, söz konusu alana yeni girenlerin başlattıkları fiyat kırmalar ve navlun savaşları sonucunda daha önce görülmemiş bir rekabetin ortaya çıkması olmuştur. Hem büyük taşıyıcılar hem de yeni rakipler sadece daha az boş koltukla sefer yapma, uçaklarını daha verimli ve etkili bir şekilde kullanma ve personel verimliliğini yükseltme yoluyla ayakta kalabilmişlerdir. Örneğin; United Airlines ve Western Airlines, yasal kurumsal serbestleşmeden önce günde 8.5 saat kullandıkları uçaklarını artık 10.5 saat kullanmaktadır. Havayolları pilotları, iki kişi için düzenlenmiş olan pilot kabinlerinde üç pilot bulundurulması konusundaki ısrarlarından vaz geçmek zorunda kalmışlar ve uçak başına çalıştırılan ortalama personel sayısı 1979'dan bu yana hizmetlerde herhangi bir aksamaya yol açmadan azalmıştır.

Rekabet sayesinde, verimlilikteki bu iyileşme tüketiciler yönünden tasarruf sağlamaya dönüşmüştür. CAB'ye göre, 1984 yılında yasal-kurumsal serbestleşmeden o zamana kadar seyahat eden Amerikalılar uçak biletleri üzerinde 3.5 milyon dolar tasarruf sağlamışlardır. Küçük kentler arasındaki yakın yol ücretlerinin önemli ölçüde yükselmesine karşın büyük kentler arasındaki uzun yol ücretlerindeki düşüşler daha fazla olmuştur. Bugün Amerikalılar bir sahilden diğerine 79 dolara uçabilmektedirler. Şu anda President's Counsil of Economic Avisers'ın bir üyesi olan Thomas Moore, enflasyon ayarlı (Reel) uçak yolculuğu maliyetinin (öncelikle yakıt ve sermaye yüzünden) 1976 ve 1982 yılları arasında % 15 oranında yükselmiş olmasına karşın aynı dönemde kilometre başına ortalama taşıma ücreti % 8.5'luk bir gerçek düşüş gösterdiğini hesaplamıştır.

 

YÜKSEK ENERJİ VERİMLİLİĞİ

Yasal-kurumsal serbestleşmenin eleştiricileri enerji piyasaları konusunda da yanılmışlardır. Başkan Reagan'ın 1981 Ocak ayında ham petrol ve rafine petrol ürünlerinin üzerindeki fiyat kontrolünü kaldırdığında Energy Action Education- Foundation'un direktörü Edwin Rothschild, yükselen petrol fiyatlarının enflasyonu % 1 oranında arttıracağını ileri sürmüştür. Amerikan tüketicilerinin şansına, bu tahminin yanlış çıktığı görüldü. Gerçekten de başlangıçta fiyatlar yükseldi. Fakat 1981'de litresi 31 cent olan arıtılmış benzin fiyatları günümüzde 29 cent'e düşmüş bulunmaktadır. Ham petrol fiyatları gerçek (reel) olarak % 28 oranında düşmüş ve halen de düşmeye devam etmektedir. Bunun nedeni açıktır. Dağıtım kotalarının "eski" kuyulardan çıkarılan petrol fiyatları üzerindeki sıkı kontrollerin kaldırılması yerli petrol araştırma faaliyetlerinin ve üretimin artmasına yol açmıştır. Bu arada, dünyanın her yerinde görülen fiyat yükselmeleri hem enerji tasarrufuna ve hem de yeni petrol alanları keşfedilmesine yol açmış ve sonuçta fiyatların sürekli olarak düşmesine neden olan bir petrol bolluğuna yol açmıştır. Yasal-kurumsal serbestleşmeden sonra ABD enerji üreticileri ve tüketicileri, ilk kez dünya üzerinde değişen piyasa koşullarına hızlı cevap verme olanağına kavuştular.

Yerli gaz üretiminin takriben yarısı ile sınırlı olan doğal gazın kısmen serbestleştirilmesi, aksi yöndeki ürkütücü tahminlere rağmen, aynı şekilde fiyatların düşmesine yol açmıştır. 1984 Ocak ayında, The Citizen, Labor Energy Coalition, Ocak 1985'de bazı gaz fiyatları üzerindeki kontrollerin kaldırılması yüzünden, 1985 yılında gaz gerçek fiyatlarının kuyu çıkış fiyatlarında % 5 artma olacağını tahmin etmişti. The İnterstate Natural Gas Association of America, Aralık 1984'de buna benzer bir tahminde bulun-muştu.

Bununla birlikte, Mart 1985'de şehirlerarası boru hatlarınca petrol üreticilerine ödenen gerçek fiyatlar 1984 düzeyinden % 7 oranında düşmüş, bu yıl da % 5 daha düşeceği ümit edilmektedir. Şubat 1986'da The American Gas Association, üreticiler ve boru hatları arasındaki rekabetin artmasıyla gaz kaynak çıkış fiyatlarının bu yıl 1985 fiyatlarına göre % 25 düşeceğini tahmin etmiştir.

Yasal-kurumsal serbestleşme sonunda en dramatik tasarrufların bir kısmı karayolu taşımacılığına gelmiştir; fiyat tarifelerinin hala ICC tarafından belirlenmesine rağmen artık önemli oranda indirimlere izin verilmekte ve malların çoğu için taşıyıcıların daha fazla yol hareket alanı bulunmaktadır. Birçok durumlarda karayolu taşıma şirketlerinin gittikleri yerlerden boş römorkla dönmelerine gerek yoktur. Artık hiçbir taşıyıcı herhangi bir güzergahta taşımacılık yapmak istediğinde, yerleşik eski firmalara zarar vermeyeceğini kanıtlamak zorunda değildir. Yeni rakipler - ICC, geçen beş yıl içerisinde 15 bin yeni taşıyıcıya ruhsat vermiştir- dağıtım maliyetini dramatik bir şekilde düşüren teknolojilerden sonuna kadar yararlanmaktadır. Yatık kamyonların arkasına (yedeğine) uyan konteynerler (sandıklar), yakıt tasarrufu sağlayan motorlar ve kamyonlara monte edilen bilgisayarlar.

Bu değişiklikler sayesinde, 1980'den buyana taşıyıcıların ortalama indirim oranı, fiyat tarifelerinde belirlenen fiyatlardan % 20 daha düşük olmuştur; bu iskontolar çoğu kez % 40'lara kadar çıkmaktadır. Dev bir tüke-tim malı firması olan Lever Brothers, 1980'den bu yana taşıma ücretlerinin gerçek olarak (reel fiyatlarla) % 10 azaldığını tahmin etmektedir. The İntermodal Transportation Association da, Amerikan ekonomisinin, stoklarla ilgili işlemlerindeki iyileşmeler kadar ulaşım sektörünün yasal-kurumsal serbestleştirilmesinin bir sonucu olarak taşıma ve dağıtım hizmetlerinde yılda 40 milyar ila 50 milyar $ tasarruf sağlandığını tahmin etmektedir.

 

TELEFON TEKNOLOJİSİ KAZANIMLARI

Mikro dalga, uydu ve dijital santral teknolojilerindeki gelişmelerin bir sonucu olarak zaten çoktandır düşmekte olan iletişim maliyetleri yasal kurumsal serbestleşmeden sonra daha da hızlı düşüşler göstermiştir. ATT, uzun mesafe konuşma hizmetlerini 1984'de % 6 oranında indirmiştir; bu oran 14 yıl içerisinde aynı kuruluşun yaptığı en büyük indirimdir. Bunu 1985 Ocak ayında yapılan % 5.7'lik bir indirim izlemiş ve dahası 1986 yılında da önemli miktarda bir indirim daha yapılacağı açıklanmıştır. Fiyat baskıları MCI, Sprint, All Net ve ITT gibi rakiplerden gelmektedir.

1970'lerdeki enflasyonun gecikmiş etkileri ve ABD'yi maliyet temelli bir telefon hizmeti amacıyla tasarlanmış olan ve FCC tarafından gerçekleştirilen statü değiştirme öncesinden kalan bazı yöntemlerin etkisi ile yerel telefon hizmetlerinin fiyatları sürekli olarak artarak günümüze kadar gelmiştir. Buna karşın, konut maktu telefon ücretleri yerel hizmetlerde kentlerde hala ayda 14 $ ve banliyöde ise ayda 10 $ dır. Tüm Amerikan ekonomisi gözönüne alındığında, uzun mesafe telefon konuşmalarında ve santral donanımında rekabetten sağlanan yararlar çok yüksek bulunmaktadır. Bugün Amerikan yurttaşları telsiz telefon satın alabilir ya da telefonlu konferanslar gibi bazı kolaylıklardan yararlanabilirler. Ulusal İletişim ve Enformasyon İdaresi'ne göre, büyük bir banka olan New York City Bankası, Irwing Trust Company'nin haberleşme ücretleri son iki yıl içerisinde yılda % 3'ten daha az bir oranda yükselme göstermiştir; bu oran yasal-kurumsal serbestleşmeden önce % 15 idi.

Demiryolları da yasal-kurumsal serbestleşmeden sonra fiyatları yükselen bir endüstri olmuştur. Gerçekten, 1980'de yürürlüğe girmiş olan Staggers Rail Act ile sağlanan fiyatları yükseltme hakkı, esnekliği verilmemiş olsaydı, belki de bazı demiryolu işletmeleri iflas etmiş olacaktı. Fakat burada bile bazı kömür taşıyıcıları ve elektrik kuruluşlarından gelen adaletsizlik konusunda yakınmalar olmasına rağmen, demiryolları fiyatlarını aşırı ölçülerde yükseltmemişlerdir. U.S. Bureau of Labor Statistics'in sağladığı veriler, demiryolları ücretlerinin 1976 ile 1980 yılları arasındaki süredeki artış oranı olan % 3.3 ile karşılaştırıldığında, yasal-kurumsal serbestleştirmeden sonra 1980 ile 1984 yılları arasında, enflasyon ayarlı fiyatlarda yılda ortalama % 0.5 olarak artmış olduğunu göstermektedir. Diğer ulaşım biçimlerinden -karayolu, hava taşımacılığı ve boru hatları- gelen rekabet, çoğu malların taşınması konusunda tren yollarından gelebilecek tekelci uygulama olasılıklarını azaltmaktadır.

 

PİYASANIN ZAFERİ

Fiyatların ve piyasaya girişin serbest bırakılması sıkı güvenlik önlemleri uygulaması ile çelişkili değildir ve aslında yasal-kurumsal serbestleşme verilmiş endüstrilerin güvenlik gereklerini yerine getirmeleri çok etkileyici olmuştur. 1979' dan 1984' e kadar geçen sürede 138 Amerikalı ticari maksatlı yapılan uçak seferleri kazalarında ölmüştür; bu sayı yasal-kurumsal serbestleşme öncesi dönem olan 1974 yılından 1978'e kadar olan sürede ise 206 ölümdür. Toplam kazaları her 100.000 uçuş için bir güvenlik ölçüsü olarak kullanırsak, 1980 ve 1984 yılları, planlanmış havayolu seyahati için, geçen ondört yıl içerisinde en güvenlikli yıllar olmuştur. 1985 Yılında havayolları iç hat seferlerine başladığından bu yana en düşük kaza olayı yaşanmıştır. Buna rağmen 1985' teki iç hava trafiğindeki kazaların dramatik yükselişi konusunda itirazlar yükselmiş ve Ulaştırma Bakanı Elizabeth Dole, 1985' in trajik olayının bir kez daha yinelenmesinin önlenmesini sağlamak amacıyla gelecek bir kaç yıl içerisinde takriben 1000 denetçi ve hava kontrolörünü daha güvenlik hizmetleri konusunda görevlendirmeyi planlamaktadır.

Karayolu taşımacılığının serbestleştirilmesi dolayısıyla bu alanda kazaların arttığını gösteren herhangi bir gösterge de bulunmamaktadır. Yasal-kurumsal serbestleşme öncesi yıllar olan 1978 ve 1979 yılları ile karşılaştırıldığında serbestleşmeden sonraki dört yıl içerisinde kaza sayısı azalmış bulunmaktadır (Bununla birlikte 1984 yılında kazalarda önemli bir artış olmuştur). ICC' ye göre, bu kuruluşça izin verilmiş bulunan taşıma firmalarında toplam kaza sayısının 1976-1985 yılları arasındaki sekiz yıldaki % oranı hemen hemen değişmemiştir.

Kartellerin önlenmesi de evrensel hizmet hedefi ile uyumlu bir durumdur. Geçen üç yıl içerisinde yapılan 10' dan fazla araştırma, küçük yerleşim birimlerine götürülen karayolu taşıma hizmetlerinin en azından yasal-kurumsal serbestleşme döneminden önceki dönemdeki kadar fazla olduğunu göstermektedir. Düşük gelirli aileler için indirimli fiyatlarda acil telefon hizmeti sağlanmıştır. Telefon sisteminin statüsünün değiştirilmesinden önce Amerika ailelerinin %90' dan fazlası telefon hizmetlerinden yararlan-maktaydı. Bugün bu oran biraz daha yükselmiş bulunmaktadır. Belli başlı büyük havayolu kuruluşları, 74 yere yapmış oldukları seferleri yasal-kurum-sal serbestleşmeden bu yana düşürdükleri halde, 1984' te bölgesel ve daha kısa mesafe havayolu işletmecilerinin, piyasa avantajlarından yararlanmak üzere sefere başlamasıyla, bu yerlerden yapılan toplam sefer sayısı %26 oranında artmış bulunmaktadır.

Yasal-kurumsal serbestleşme Amerikan halkına o kadar çok yararlı olmuştur ki diğer ülkeler Amerikan örneğini izlemeye başlamışlardır. Kanada, petrol ve doğal gaz fiyatlarının denetimini büyük bir hızla kaldırmaktadır. 1984' te İngiltere, şirketlere ve halka, kuruluşun hisselerini satınalma izni verilen ve daha önce millileştirilmiş olan ülkenin telefon işletmesi British Telecom' u özel sektöre devretmiştir. Telefon işletmesi hala bir tekel kuruluşu olmasına rağmen hizmet arzını, tesis kurma işini ve son kullanıcı donanımlarının bakımını düzenleyen kurallar esnekleştirilmiş bulunmaktadır. Modern dijital santraller kurulmuş, fiberoptik malzemenin kullanılmasına geçilmiş ve sıradan bir İngiliz yurttaşı artık kablosuz telefonlar, bilgisayarlı iletişim aygıtları gibi yeni ürünler demetinden istediğini seçebilmektedir.

Japon iş çevreleri hükümete, Nippon Telegraph and Telephone Company' i özelleştirmesi ve uzun mesafe (şehirlerarası ve milletlerarası) haberleşme hizmetlerinde ve bilgi işlem ağı sisteminde rekabete daha fazla izin vermesi için hükümete büyük baskılar yapmaktadırlar. Japon iş çevreleri, Amerikalı rakiplerinin yararlandığı kadar ucuz telefon maliyetlerinden yararlanmak istemektedirler. Aynı şekilde Avrupa' da ABD' deki kilometre taşıma ücretlerinin hemen hemen iki katını bulan nakliye ücretlerini serbestleştirmek yönünde artan baskılar mevcut bulunmaktadır.

Ekonominin üzerinden yasal-kurumsal serbestleşmenin kaldırılması, Amerika siyasetinde serbest piyasa ekonomisinin ilk büyük zaferidir ve bu, bundan sonra yapılacak serbestleştirme faaliyetlerine bir örnek teşkil etmektedir. New Deal' dan bu yana ekonomik gelişmeler, A.B.D.' nde, cesur hükümet girişimleriyle aynı anlama gelmektedir. Yasal-kurumsal serbestleşmenin sağladığı muazzam yararlar, hükümetin rolünün arttırıl-masından çok, onun işlevinin azaltılmasıyla sağlanabilecek gelişmeleri göstermektedir. Fiyat denetimlerinin kaldırılması ve rekabete izin verilmesiyle, yasal-kurumsal serbestleştirme yatırımcılara, müşterilere hizmet etmek, en karlı yolları bulma olanağı ve fırsatı sağlamıştır.

Son üç yıl içerisinde Amerikan yurttaşlarına on milyon yeni iş yaratılmasını sağlayan Reagan' ın ekonomik politikasında vergi indirimlerine çok büyük rol yüklenmektedir. Fakat bu rolün çoğu, aynı zamanda yasal-kurumsal serbestleştirmenin kaldırılması diye bilinen ve pek sesi çıkmayan on yaşındaki bir devrime aittir.