“...Koyun gibisin
kardeşim, gocuklu celep kaldırınca sopasını sürüye katılıverirsin hemen
ve adeta magrur,
koşarsın salhaneye,
dünyanın en tuhaf
mahlukusun yani,
hani şu derya içre
olup deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu
zulüm senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak,
alkan içindeysek eğer
Ve hala şarabımızı
vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin,
-demeğe de dilim
varmıyor ama- kabahat çoğu senin, canım kardeşim!
Nazım Hikmet
