Yeni kurumsal iktisat, kural ve kurumların önemine
işaret eden muhtelif iktisat okullarının bütününe verilen isimdir.
Kurumsal iktisadın kendi içerisinde belirginleşen farklılaşma kendini
“eski kurumsal iktisat” ve “yeni kurumsal iktisat” şeklinde
göstermiştir. Eski kurumsal iktisat, birisi Veblen’in kurumların evrimi
üzerine düşüncelerini sergilediği, diğeri ise Commons’un kurumları
bireylerin bilinçli davranışları ile oluşmuş kolektif kurallar dünyası
olarak gördüğü iki koldan gelişmiştir. Bu çalışmada
Veblen-Commons-Mitchell sonrasında 20. yüzyılın ilk yarısında ortaya
çıkan ve farklı iktisat okulları bünyesinde gelişimini sürdüren “yeni
kurumsal iktisat” incelenmektedir.
YENİ KURUMSAL İKTİSAT: DOĞUŞU VE TEMEL ÖZELLİKLERİ
İlk olarak kurumsal iktisat adının kullanıldığı 1918
yılından günümüze bu alanda sayısız çalışmalar yapılmış ve zengin bir
literatür oluşmuştur. Bu gelişim sürecinde kurumsal iktisat içinde
zamanla farklılıklar ortaya çıkmıştır. Ancak bütün kurumsal iktisat
düşünürlerini ortak bir paydada toplayan temel nokta, iktisadi alanda
açıklayıcı faktör olarak kurumların esas alınmasıdır. Genel olarak
kurumsal iktisatçıların üzerinde yoğunlaştıkları temel sorun ise
kurumların iktisadi davranışlar üzerinde ne tür etkilerde
bulunduklarından ziyade, kurumsal değişim sürecinin ve bu değişim
sürecinin iktisadi hayat üzerindeki tesirlerinin incelenmesi olmuştur
(Demir,1996:202).
Kurumsal iktisat düşüncesinin temel kavramı olan kurum,
bu ekolün kurucusu olarak kabul edilen Thorstein Veblen tarafından
“düşünce alışkanlıkları”
Commons, tarafından
“bireysel eylemin genişletilmesi,
serbestleştirilmesi ve denetiminde ortaya çıkan toplu eylem”
Mitchell tarafından ise“geniş kabul gören iyi düzeyde
standartlaşmış sosyal alışkanlıklar”
olarak tanımlanırken, aynı kavram yeni kurumsal iktisatçılar arasında
sayılan Douglas North tarafından
“oyunun kuralları”
şeklinde ele alınmaktadır.
Yeni kurumsal iktisat ise Oliver Williamson’un
1975 yılında yayınladığı “Piyasalar ve Hiyerarşiler: Çözümleme ve
Antitröst İçerimler” (Markets and Hierarchies: Analysis and
Antitrost Implications) isimli eserinden sonra popüler olmuştur
(Demir,1996:206). Yeni kurumsal iktisat kavramını ilk kullanan
Williamson olmasına karşın, sözkonusu iktisadi düşüncenin fikri
temelleri Ronald Coase’un 1937 yılında yayınladığı “Firmanın Doğası”
(Tha Nature of the Firm) adlı makalesi ile atılmıştır.(Coase,1998:72).
Günümüzde yeni kurumsal iktisat çok geniş bir alanı
kapsayan ortak bir disiplin adı haline gelmiştir. Yeni kurumsal iktisat
kapsamında yer alan başlıca iktisadi düşünce okulları aşağıdaki gibi
sıralanabilir:
·
Kamu Tercihi ve Anayasal İktisat
·
Freiburg Okulu ve Ordo
Liberalizmi
·
Avusturya İktisat Okulu
·
Mülkiyet Hakları ve İşlem
Maliyetleri’dir.
Sayılan bu okullar dışında yeni kurumsal iktisat
içerisinde önemli bir paya sahip olan düşünürler de bulunmaktadır.
Bunların başında Douglas North gelmektedir. North’un ekonomik büyüme ve
kurumsal değişim arasındaki ilişkiyi incelediği çalışmalarının özeti de
ileride açıklanacaktır. Yukarıda saydığımız her okul ekonomik yaşamda
kural ve kurumların önemini vurgulamıştır. Bununla birlikte yukarıda
saydığımız her okul Neo-klasik iktisadı eleştirmiş ancak sadece
eleştirmekle kalmamış çözüm önerilerini de üretmişlerdir.
Yeni kurumsal iktisat’ın geniş bir alanı kapsayan ortak
bir disiplin olması sebebiyle sözkonusu öğretinin ortak özelliklerini
tespit etmek kolay değildir. Yeni kurumsal iktisat, aslında birden çok
iktisadi düşünce okulunun bileşkesi olarak değerlendirilebilir. Daha
doğrusu yeni kurumsal iktisat, Virginia, Freiburg, Avusturya gibi
iktisat okulları mensuplarının kurallar ve kurumlar üzerine
görüşlerinden oluşmaktadır.
Çok güç olmakla beraber yeni kurumsal iktisadın temel
özelliklerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
·
Yeni kurumsal iktisat pek çok
teoriyi içine alan geniş bir düşünce sisteminin ortak adıdır. Kamu
Tercihi, İşlem Maliyetleri ve Mülkiyet Hakları bunlar arasında
sayılabilir.
·
Yeni kurumsal iktisatçılar
iktisadi hayatın işleyişini yönlendiren kural ve kurumların önemi
üzerinde durmuşlardır.
·
Yeni kurumsal iktisat
kapsamındaki teoriler metedolojilerini genellikle kurucu rasyonalizm
çerçevesinde geliştirmişlerdir. Zira onlara göre sosyal düzeni
sağlayacak kural ve kurumlar bireyler tarafından oluşturulabilir.
·
Neo-klasik iktisatçıların
ekonomik analizlerde veri olarak kabul ettikleri tam bilgi, işlem
maliyetleri ve mülkiyet hakları varsayımları yeni kurumsal iktisat
içerisinde ayrıntılı olarak incelenmiş ve ekonomik analizlere dahil
edilmiştir.
·
Yeni kurumsal iktisatçılar
devletin ekonomik hayat içerisindeki rolünü ve fonksiyonlarını
sınırlandırma yönünde görüşler ileri sürmüşlerdir. Bu konuda özellikle
Kamu Tercihi ve Anayasal İktisat devletin ciddi bir eleştirisini
yapmaktadır.
·
Yeni kurumsal iktisat makro
düzeyde kurumsal düzenlemeler ile ilgilenirken mikro düzeyde kurumsal
çevre kavramı üzerinde odaklanmıştır.
·
Yeni kurumsal iktisat içerisinde
Adam Smith’in görünmez eline karşılık dengeleyici güç (countervailing
power) kavramı geliştirilmiştir. Dengeleyici güç kavramı John Kenneth
Galbraith tarafından ortaya atılmıştır. Buna göre ekonomik yaşamda
herhangi bir olumsuzluk görüldüğünde bunu dengeleyici olan süreç
kendiliğinden gelişecektir.
·
Bireylerin durumlarının
belirlenmesinde önemli bir role sahip olan sosyal kurumlar, sadece fiyat
teorisinin açıklanmasında kullanılan kısıtları içermezler. Sosyal
kurumların iktisat bilimi açısından önemi, bizzat bu kurumların
kökenlerinin ve niteliklerinin açıklanmasını da içermektedir.
Tanım şu kaynaktan aktarılmaktadır: Douglas North, Kurumlar,
Kurumsal Değişim ve Ekonomik Performans, İstanbul: Sabancı
Üniversitesi Yayını, 2002, s.9.
Bkz: Oliver E. Williamson, Markets and Hierarchies: Analysis
and Antitrust Implications, New York, NY, Free Press.1975.