
BİRİNCİ
BÖLÜM
GENEL
HÜKÜMLER
I. Temel Hak
Ve Hürriyetlerin Niteliği
Madde 12
Herkes,
kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere
sahiptir.
Temel hak ve
hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve
sorumluluklarını da ihtiva eder.
Temel Hak Ve
Hürriyetlerin Sınırlanması
Madde 13
Temel hak ve
hürriyetler, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli
egemenliğin, cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu
yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca
Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle, anayasanın sözüne ve
ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
Temel hak ve
hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalar, demokratik toplum düzeninin
gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışında kullanılamaz.
Bu maddede yer
alan genel sınırlama sebepleri, temel hak ve hürriyetlerin tümü için geçerlidir.
Temel Hak Ve
Hürriyetlerin Kötüye Kullanılmaması
Madde 14
Anayasada yer
alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri. Devletin ülkesi ve milliyetiyle bütünlüğünü
bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, temel hak ve
hürriyetleri yok etmek, Devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya
sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil,
ırk, din ve mezhep ayırımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve
görüşlere dayanan bir devlet düzenini kurmak amacıyla kullanılamazlar.
Bu yasaklara
aykırı hareket eden veya başkalarını bu yolda teşvik veya tahrik edenler hakkında
uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.
Anayasanın
hiçbir hükmü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir
faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlanamaz.
Temel Hak Ve
Hürriyetlerin Kullanılmasının Durdurulması
Madde 15
Savaş,
seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan
yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve
hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için
anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Birinci
fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen
ölümler ile, ölüm cezalarının infazı dışında, kişinin yaşama hakkına, maddi
ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve
kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar
geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar hiç kimse
suçlu sayılamaz.
Yabancıların
Durumu
Madde 16
Temel hak ve
hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla
sınırlanabilir.
İKİNCİ
BÖLÜM
KİŞİNİN
HAKLARI VE ÖDEVLERİ
1. Kişinin
Dokunulmazlığı, Maddi Ve Manevi Varlığı
Madde 17
Herkes,
yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbi
zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne
dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.
Kimseye
işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya
muameleye tabi tutulamaz.
Mahkemelerce
verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi hali ile meşru müdafaa hali, yakalama ve
tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının
önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim ve olağanüstü
hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah
kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme
fiilleri birinci fıkra hükmü dışındadır.
II. Zorla Çalıştırma
Yasağı
Madde 18
Hiç kimse
zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır:
Şekil ve
şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki
çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke
ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi
niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları zorla çalıştırma sayılmaz.
III.Kişi
Hürriyeti Ve Güvenliği
Madde 19
Şekil ve
Şartları kanunda gösterilen:
Mahkemelerce
verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine
getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün
gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim
altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın
yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu
madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir
müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak
alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen
veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir
kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun
bırakılamaz.
Suçluluğu
hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin
yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı
zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla tutuklanabilir.
Hakim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya
tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde
yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda
en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.
Yakalanan veya
tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre
hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok onbeş gün
içinde hakim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hakim kararı
olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal,
sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir.
Yakalanan veya
tutuklanan kişinin durumu, soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkmasının
sakıncalarının gerektirdiği kesin zorunluluk dışında, yakınlarına derhal
bildirilir.
Tutuklanan
kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında
serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama
süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak
için bir güvenceye bağlanabilir.
Her ne sebeple
olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar
verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest,
bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına
sahiptir.
Bu esaslar
dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, kanuna göre,
Devletçe ödenir.
IV. Özel Hayatın Gizliliği Ve
Korunması
A. Özel Hayatın
Gizliliği
Madde 20
Herkes, özel
hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel
hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Adil soruşturma ve kovuşturmanın
gerektirdiği istisnalar saklıdır;
Kanunun
açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça;
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri
bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el
konulamaz.
B. Konut
Dokunulmazlığı
Madde 21
Kimsenin
konutuna dokunulamaz. Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş
hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili
kılınan merciin emri bulunmadıkça kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve
buradaki eşyaya el konulamaz.
C. Haberleşme
Hürriyeti
Madde 22
Herkes,
haberleşme hürriyetine sahiptir.
Haberleşmenin
gizliliği esastır.
Kanunun
açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça;
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri
bulunmadıkça, haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.
İstisnaların
uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.
V. Yerleşme Ve Seyahat
Hürriyeti
Madde 23
Herkes
yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme
hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak,
sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat
hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Vatandaşın
yurt dışına çıkma hürriyeti, ülkenin ekonomik durumu, vatandaşlık ödevi ya da
ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.
Vatandaş
sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.
VI. Din Ve Vicdan Hürriyeti
Madde 24
Herkes,
vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14. madde
hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayın ve törenler serbesttir.
Kimse,
ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya
zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.
Din ve ahlak
eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve
ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer
alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine,
küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır.
Kimse,
Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din
kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla
her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan
şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
VII. Düşünce Ve Kanaat
Hürriyeti
Madde 25
Herkes,
düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep
ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz;
düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
VIII.
Düşünceyi
Açıklama Ve Yayma Hürriyeti
Madde 26
Herkes,
düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu
olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi
olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra
hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin
sistemine bağlanmasına engel değildir.
Bu
hürriyetlerin kullanılması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması,
Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması başkalarının
şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü
meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine
getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
Düşüncelerin
açıklanması ve yayılmasında kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dil
kullanılamaz. Bu yasağa aykırı yazılı veya basılı kağıtlar, plaklar, ses ve
görüntü bandları ile diğer anlatım araç ve gereçleri usulüne göre verilmiş
hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili
kılınan merciin emriyle toplattırılır. Toplatma karını veren merci bu kararını,
yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir. Hakim bu uygulamayı üç gün içinde
karara bağlar.
Haber ve
düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler,
bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.
IX. Bilim Ve Sanat Hürriyeti.
Madde 27
Herkes, bilim
ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her
türlü araştırma hakkına sahiptir.
Yayma hakkı,
Anayasanın 1 ve 3. maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla
kullanılamaz.
Bu madde
hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine
engel değildir.
X. Basım Ve Yayımla
İlgili Hükümler
A. Basın Hürriyeti
Madde 28
Basın
hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına
bağlanamaz.
Kanunla
yasaklanmış olan herhangi bir dilde yayım yapılamaz.
Devlet, basın
ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın
hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27. maddeleri hükümleri uygulanır.
Devletin iç
ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden
veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete
ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya
bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait kanun
hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım hakim kararıyla;
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin
emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu kararını en geç
yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir. Yetkili hakim bu kararı en geç
kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz sayılır.
Süreli veya
süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesine
engel hükümler uygulanır.
Türkiye’de
yayımlanan süreli yayınlar; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,
Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli güvenliğe ve genel ahlaka aykırı yayımlardan
mahkum olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir. Kapatılan süreli
yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar
hakim kararıyla toplatılır.
B. Süreli Ve
Süresiz Yayın Hakkı
Madde 29
Süreli veya
süresiz yayın önceden izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz.
Süreli yayın
çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili
mercie verilmesi yeterlidir. Bu gibi, belgelerin kanuna aykırılığının tespiti
halinde yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye başvurur.
Süreli
yayınların çıkarılması, yayım şartları, mali kaynakları ve gazetecilik mesleği
ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe
yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik
şartlar koyamaz.
Süreli
yayınlar, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin veya bunlara bağlı kurumların
araç ve imkanlarından eşitlik esasına göre yararlanır.
C. Basın
Araçlarının Korunması
Madde 30
Kanuna uygun
şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri, Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin temel ilkeleri ve milli güvenlik
aleyhinde işlenmiş bir suçtan mahkum olma hali hariç, suç aleti olduğu gerekçesiyle
zapt ve müsadere edilemez ve işletilmekten alıkonulamaz.
D. Kamu Tüzelkişilerinin
Elindeki Basın Dışı Kitle Haberleşme Araçlarından Yararlanma Hakkı
Madde 31
Kişiler ve
siyasi partiler, kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve
yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve
usulleri kanunla düzenlenir.
Kanun, 13.
maddede yer alan genel sınırlamalar dışında bir sebebe dayanarak, halkın bu
araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun
serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.
E. Düzeltme Ve
Cevap Hakkı
Madde 32
Düzeltme ve
cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle
ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla
düzenlenir.
Düzeltme ve
cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hakim tarafından
ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar verilir.
XI. Toplantı Hak Ve Hürriyetleri
A. Dernek Kurma Hürriyeti
Madde 33
Herkes,
önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.
Dernek
kurabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili
mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti
halinde yetkili merci, derneğin faaliyetinin durdurulması veya kapatılması için
mahkemeye başvurur.
Hiç kimse bir
derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernek kurma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Dernekler, 13.
maddedeki genel sınırlamalara aykırı hareket edemeyecekleri gibi; siyasi amaç
güdemezler, siyasi faaliyette bulunamazlar, siyasi partilerden destek göremez ve onlara
destek olamazlar, sendikalarla, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve
vakıflarla bu amaçla ortak hareket edemezler.
Kuruluş amaç
ve şartlarını kaybeden yahut kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine
getirmeyen dernekler, kendiliğinden dağılmış sayılır.
Dernekler,
kanunun öngördüğü hallerde hakim kararıyla kapatılabilir. Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin, milli egemenliğin, kamu
düzeninin başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması ve suçların önlenmesi
bakımlarından gecikilmesinde sakınca bulunan hallerde, hakim kararına kadar kanunen
yetkili merciin emriyle faaliyetten alıkonulabilir.
Birinci fıkra
hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensupları ile kamu hizmeti
görevlilerinin dernek kurma haklarına başkaca sınırlamalar getirilmesine veya bu
hürriyeti kullanmalarının yasaklanmasına engel değildir.
Bu madde
hükmü vakıflara ve bu nitelikteki kuruluşlara da uygulanır.
B. Toplantı Ve
Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkı
Madde 34
Herkes,
önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü
düzenleme hakkına sahiptir.
Şehir
düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idari merci, gösteri
yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergahı tespit edebilir.
Toplantı ve
gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart
ve usuller kanunda gösterilir.
Kanunun
gösterdiği yetkili merci, kamu düzenini ciddi şekilde bozacak olayların çıkması
veya milli güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi veya Cumhuriyetin ana niteliklerini
yoketme amacını güden fiillerin işlenmesinin kuvvetle muhtemel bulunması halinde
belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir veya iki ayı aşmamak
üzere erteleyebilir. Kanunun, aynı sebeplere dayalı olarak bir il’e bağlı
ilçelerde bütün toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklanmasını
öngördüğü hallerde bu süre üç ayı geçemez.
Dernekler,
vakıflar, sendikalar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kendi konu ve
amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyemezler.
XII.
Mülkiyet
Hakkı
Madde 35
Herkes,
mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar,
ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet
hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
XIII.
Hakların
Korunması İle İlgili Hükümler
A. Hak Arama Hürriyeti
Madde 36
Herkes, meşru
vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı
olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbir
mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
B. Kanuni Hakim
Güvencesi
Madde 37
Hiç kimse
kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Bir kimseyi
kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran
yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
C. Suç Ve
Cezalara İlişkin Esaslar
Madde 38
Kimse,
işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı
cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan
cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suç ve ceza
zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra
uygulanır.
Ceza ve ceza
yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu
hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse
kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu
yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza
sorumluluğu şahsidir.
Genel
müsadere cezası verilemez.
İdare, kişi
hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı
Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirebilir.
Vatandaş,
suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri verilemez.
XIV.
İspat
Hakkı
Madde 39
Kamu görev ve
hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak
yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu
ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat
olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya
şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
XV.
Temel Hak Ve
Hürriyetlerin Korunması
Madde 40
Anayasa ile
tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden
başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
Kişinin,
resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna
göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rucu hakkı
saklıdır.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
SOSYAL VE
EKONOMİK HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Ailenin
Korunması
Madde 41
Aile, Türk
toplumunun temelidir.
Devlet,
ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile
planlamasının öğretimi ve uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır,
teşkilatı kurar.
II. Eğitim Ve Öğrenim
Hakkı Ve Ödevi
Madde 42
Kimse, eğitim
ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim
hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve
öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim
esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı
eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve
öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim,
kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.
Özel ilk ve
orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, devlet okulları ile erişilmek istenen
seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.
Devlet, maddi
imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı
ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle
özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.
Eğitim ve
öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili
faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.
Türkçüden
başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri
olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı
diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar
kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.
III.Kamu Yararı
A. Kıyılardan Yararlanma
Madde 43
Kıyılar,
Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve
akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden
yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarda
sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu
yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.
B. Toprak
Mülkiyeti
Madde 44
Devlet,
toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini
önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan
köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla,
değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit
edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması,
üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yer altı
servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla
dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına
devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından
işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri
alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
C. Tarım,
Hayvancılık Ve Bu Üretim Dallarında Çalışanların Korunması
Madde 45
Devlet tarım
arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek,
tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi
artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıklı uğraşanların işletme araç ve
gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.
Devlet
bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin
eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.
IV. Çalışma Ve Sözleşme Hürriyeti
Madde 48
Herkes
dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler
kurmak serbesttir.
Devlet, özel
teşebbüslerin mille ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini,
güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.
V. Çalışma ile ilgili
hükümler
A. Çalışma hakkı ve
ödevi
Madde 49
Çalışma,
herkesin hakkı ve ödevidir.
Devlet,
çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için
çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli
ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.
Devlet,
işçi-işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı
ve koruyucu tedbirler alır.
B. Çalışma
Şartları Ve Dinlenme Hakkı
Madde 50
Kimse,
yaşına cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.
Küçükler ve
kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından
özel olarak korunurlar.
Dinlenmek,
çalışanların hakkıdır.
Ücretli hafta
ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.
C. Sendika Kurma
Hakkı
Madde 51
İşçiler ve
işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini
korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar
kurma hakkına sahiptirler. Sendikalar veya üst kuruluşlarını kurabilmek için kanunun
gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir.
Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, sendika
veya üst kuruluşun faaliyetinin durdurulması veya kapatılması için mahkemeye
başvurur.
Sendikalara
üye olmak ve üyelikten ayrılmak serbesttir.
Hiç kimse
sendikaya üye olmaya, üye kalmaya, üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
İşçiler ve
işverenler aynı zamanda birden fazla sendikaya üye olamazlar.
Herhangi bir
iş yerinde çalışabilmek, işçi sendikasına üye olmak veya olmamak şartına
bağlanamaz.
İşçi
sendika ve üst kuruluşlarında yönetici olabilmek için, en az on yıl bilfiil işçi
olarak çalışmış olma şartı aranır.
Sendika ve
üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Anayasada belirlenen
Cumhuriyetin niteliklerine ve demokratik esaslara aykırı olamaz.
D. Sendikal Faaliyet
Madde 52
Sendikalar,
13. maddede sayılan genel sınırlamalara aykırı hareket edemeyecekleri gibi; siyasi
amaç güdemezler, siyasi faaliyette bulunamazlar, siyasi partilerden destek göremezler
ve onlara destek olamazlar; derneklerle, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları
ve vakıflarla bu amaçlarla ortak hareket edemezler.
İşyerinde
sendikal faaliyette bulunma, o işyerinde çalışmamayı haklı göstermez.