Doğa Yürüyüşü Kuralları
Doğada yapılan herhangi bir yürüyüşte uyulacak temel kurallardan en
önemlisi ekip düzeninin sağlanmasıdır. Bu düzene göre ekip tek sıra
halinde yürümelidir. Ekibin en tecrübeli kişisi başa geçer. Ekip başı
adı verilen bu kişinin görevi yürüyüş rotasını seçmek, yürüyüş temposunu
ayarlamak, molaların sıklığını ve uzunluğunu düzenlemek ve yürüyüş
sırasında alınması gereken önemli kararları almaktır. Son kararı verme
yetkisi her zaman ekip başındadır. Ekip başını hemen arkasında ekibin en
tecrübesiz ya da en yavaş elemanı yer alır. Ekip başının yürüyüş
rotasını ve temposunu bu elemana göre ayarlaması böylece daha
kolaylaşır. Ekibin en arkasında ise artçı adı verilen en tecrübeli
ikinci kişi yer alır. Artçının görevi ise ekipte belirebilecek herhangi
bir kopmayı ya da düzensizliği ekip başına iletmek ya da mümkünse bunu
gidermektir. Ekibin tek sıra halinde ve bu düzen içinde yürümesi ekip
içi birlikteliği, temponun daha iyi ayarlanabilmesini ve bu şekilde
vücut enerjisinin düzenli kullanılarak daha uzun yürüyüşler
yapılabilmesini sağlar. Bunun dışında, tehlike yaratabilecek doğa
koşullarında ekip başının tüm ekip adına düşünerek rotayı belirlemesi ve
kaza ihtimalinin azaltılması ancak bu şekilde mümkün olabilir
Ekip içinde haberleşme, gelişigüzel bağırarak değil, söylenecek şeyi
herkesin bir önündekine ya da bir arkasındakine söylemesiyle
gerçekleştirilir. Bu, özellikle taş düşebilecek, tehlikeli, dar
kulvarlardan geçerken yararlı olur. Bağırmadan gerçekleştirilen
haberleşme sayesinde, bir ses yankılanmasından bile etkilenebilecek,
bağları zayıf taşların düşmesi engellenir.
Yürüyüş sırasında herkesin sırtında küçük bir sırt çantası bulunmalıdır.
Tek omuzda taşınan çantalar yürüyüş sırasında sallanacakları için
dengeyi bozarlar. Sırt çantasının içinde yürüyüşün uzunluğuna göre en az
bir litre su, hava koşullarına göre bere, eldiven, yağmurluk ve çeşitli
giyecekler, ilk yardım çantası gibi malzemeler bulunmalıdır. Herkes bir
yürüyüş sırasında ihtiyacı olabileceğini düşündüğü malzemeleri yanında
taşımak zorundadır.
Bir doğa yürüyüşü sırasında seçilecek giyecekler yünlü ya da
yün-sentetik karışımı olmalıdır. Pamuklu giyecekleri kullanmakta yarar
vardır. Bunun nedeni pamuklu giyeceklerin çabuk ıslanması ve
ıslandığında geç kurumasıdır. Yünlü giyecekler giyildiğinde bu tip
sorunlarla karşılaşılmaz. Çok kalın ve az kat giymek yerine, ince ve çok
kat giyilmelidir. Böylece terlendiği zaman soyunup, üşündüğü zaman
giyinilerek belli bir vücut sıcaklığı korunmaya çalışılır. Doğada ne
üşümek ne de terlemek iyidir. Ayrıca seçilen giyeceklerin düğmeli ya da
fermuarlı olmasına dikkat edilmelidir. İnsan, vücut sıcaklığının %70'ini
başından kaybeder. Bu nedenle, gerektiğinde bere giymeyi de ihmal
etmemelidir. Kot pantalon yerine kadife ya da yünlü pantolonlar tercih
edilmelidir. Kot pantalon vücudu soğuk tutar ve ıslandığında kurumaz.
Ayakkabı olarak da postal ya da bot türü ayakkabılar giyilmelidir. Spor
ayakkabı ya da su geçirebilecek herhangi bağsız bir ayakkabı kişiyi her
an zor bir durumda bırakabilir. Güneşli havalarda güneş çarpmasından,
cilt yanıklarından ve güneş körlüğünden korunmak için şapka, güneş kremi
ve güneş gözlüğü kullanmakta yarar vardır.
Yürüyüş sırasında belli bir tempo yakalanmasına ve nefesin
düzenlenmesine çalışılır. Yürüyüş temposu mümkün olduğunca sabit
tutulmalıdır. Genelde 50 dakikalık bir yürüyüşten sonra 10 dakikalık
uzun bir mola verilmelidir. Çok dik ve zorlu etaplarda yarım saatte bir,
2 dakikalık bir nefes molası da verilebilir. 10 dakikalık uzun
molalarda, ekiptekiler gerekli ihtiyaçlarını karşılarlar (su içmek,
besin almak, tuvalet, vb.), yorgunluklarını gidermeye çalışırlar. Bu tür
molalar sırasında terin soğumaması için gerekli giyeceklerin giyilmesi
ihmal edilmemelidir. 2 dakikalık kısa molalarda ise amaç oturmak ve
ihtiyaç gidermek değil, sadece nefesi düzenlemektir. Bunun dışında
gelişigüzel mola verilmemelidir çünkü devamlı durup hareket etmek kişiyi
dinlendirmekten çok, fiziksel ve psikolojik yoğunlaşmayı bozarak daha
fazla yorgunluğa neden olur.
Yürüyüş sırasında gereksiz iniş-çıkışlardan kaçınmak gerekir. Rota
seçimi yapılırken mümkün olduğu kadar az yükseklik kaybetmeye çalışılır.
25 dereceyi geçen eğimlerde, eğimin etkisini azaltmak için zig zag
çizerek ilerlemek daha avantajlıdır. Zig zagların keskinliği eğimin
dikliğine, ekibin kondisyonuna göre arttırılır ya da azaltılır.
Yamaçlarda yan geçiş yapılırken ayakların zemine göre ayarlanması
gerekir. Sert bir zeminde en fazla sürtünmeyi sağlayabilmek için ayak
tabanlarının tümünün yere basmasına gayret edilmelidir. Ayrıca yamaç
tarafındaki ayak bir miktar yamaca döndürülerek burkulma tehlikesi
azaltılır. Yürünülen zemin yumuşak ise kestirme denilen yürüyüş şekli
uygulanır. Bunda, ayakların kenarları ile zeminde bir basamak
oluşturularak yürünür.
Özellikle dik yerlerde düşürülebilecek taşlar, arkadaki ekip elemanlarina
zarar verebilir. Bu nedenle, taş düşürüldüğü takdirde arkaya "TAŞ!" diye
bağırarak tehlikeyi haber vermek gerekir. Bu uyarıyı alan ekip
elemanları ise taşın düşüş yönünü bir an önce anlamaya çalışarak,
kendilerine çarpmasını engellemeye çalışırlar.
Yürüyüş sırasında devamlı etrafa bakarak doğru yönde ilerlenip
ilerlenilemediği kontrol edilmeli, referans ya da nirengi noktası adi
verilen belirleyici noktalar gözlenmelidir. Değişik biçimli bir kaya,
bozkırın ortasında bir ağaç nirengi noktası olarak seçilebilir. Böylece
geri dönüş ya da kaybolma gibi durumlarda bu noktalar sayesinde doğru
yol bulunabilir.
Yürüyüş sırasında enerji sağlamak için molalar sırasında çeşitli
yiyecekler yenebilir. Bu yiyeceklerin karbonhidrat, özellikle de kana
karışmasının çabuk olması bakımından glikoz yönünden zengin olmasına
özen gösterilmelidir. Bunun yanında çeşitli mineral ve elektrolit
yönünden de zengin olmalıdırlar. Kuru üzüm, kuru kayisi, fındık,
çikolata gibi yiyecekler ve limonlu, şekerli içecekler bu tip besinler
arasında sayılabilir. Yürüyüş sırasında terlemeyle sıvı kaybedildiği
için sıvı alımına da önem verilmelidir. Özellikle kış koşullarında
susuzluk hissi az olmaktadır. Böyle durumlarda dahi kişinin kendisini
zorlayarak sıvı alması gerekmektedir.
Doğada alkol alımının yararlı olduğu düşüncesi son derece yanlıştır.
Alkol, kan dolaşımını arttırıp başta bir sıcaklık verirken, damarların
genişlemesine neden olarak ısı kaybını arttırır ve daha sonra üşümeye
neden olur. Bunun dışında su kaybına neden olur ve dikkati azaltır.
Doğa yürüyüşleri sırasında yörenin çoban köpekleri tedirginlik
yaratabilmektedir. Bu tedirginliğin yaşanmaması için mümkünse
sürürlerden uzak durulmalıdır. Köpeklerle karşılaşıldığı takdirde ise
soğukkanlılığı yitirmemek ve kaçmaya çalışmamak gerekir. Ani
hareketlerden ve özellikle de köpeğe taş atmaktan kaçınılmalıdır. Bu
durumda yapılacak en iyi iş yavaşça yön değiştirip sürünün uzağından
geçmektir.
Önemli Kurallar
· Her yürüyüş
ekibinin başında bir rehber ve sonunda bir artçı bulunur. Yürüyüşe
katılan herkes tarafından bu kişiler tanınırlar.
· Yürüyüşe
katılan her bir kişi rehberin ve artçının talimatlarına uymak
zorundadır.
· Yürüyüşe
katılan kişiler rehberi geçmemeli ve artçıdan geriye kalmamalıdır.
· Yürüyüş
esnasında ekibin temposuna uymalı, keyfi durmalar ve yavaşlamalar
yapılmamalıdır.
· Yürüyüşçü
yürüyüşün bir yarış olmadığını daima hatırlamalı, yürüyüş esnasında
birbirlerini geçmeye çalışmamalıdır.
· Grup
düzenini bozucu hareketlerde bulunulmamalıdır.
· Yürüyüş
esnasında çevrenin kirlenmemesine önem verilmeli ve yürüyüşte ortaya
çıkan bütün atıklar geri getirilerek yerleşim birimlerindeki çöplere
atılmalıdır.
· Yürüyüşler
de iniş-çıkışlar, eğimi azaltmak ve zorlanmamak için S çizerek
yapılmalıdır. Kestirme yapmak amacıyla grubun rotasını bozmak hem
kendimizi gereksiz yere yoracak, hem de grubun sizi izlemesi sonucu
rotanın bozulmasına neden olacaktır. Daha da önemlisi sizi izleyen
kişiler sizin kadar deneyimli olmadıkları için bu durum tehlike
yaratabilir. Bu nedenle rehberin izlediği rotadan çıkılmamalıdır.
Yürüyüşler İçin Önemli
Uyarılar
Yürüyüş
guruplarında değişik yaşta ve fiziki yapıda yürüyüşçüler vardır. Genelde
kalabalık guruplar halinde yürüdüğümüz için her kesin kondisyonu aynı
olamayacağından yürüyüş temposunda olabilecek düzensizlikler yürüyüşçü
tarafından rehberden önce fark edilirse, rehbere haber verilerek
temponun düzeltilmesine yardımcı olunmalıdır.
Yürüyüş sporu
her yaştan kişilere açık olduğundan ekibin bir bütün halinde hareket
edebilmesi için kondisyonu zayıf olanlar ve kuvvetli olanlar
birbirlerine çekinmeden yardım etmelidir. Şu unutulmamalıdır ki dağ ve
doğa sporları yapanlar paylaşmayı bilmelidirler.
Yürüyüşçüler
yürüyüş esnasında yüksek sesle, bağırarak ve arkaya dönerek
konuşmamalıdır. Aksi takdirde ekibin temposu ve performansı düşer,
farkında olmadan bölünmeler olur. Ayrıca dikkat dağılması nedeniyle kaza
riski artar.
Yürüyüşçüler
yürüyüş esnasında; Rehberin komutlarını duyabilmeleri amacıyla tek
kulaklıkla müzik dinleyebilirler. Ancak bu; dikkat dağılmasına,
dolayısıyla kaza riskinin artmasına neden olabileceğinden
önerilmemektedir.
Sigara
alışkanlığı olan yürüyüşçüler, sadece molalarda ve diğer yürüyüşçüleri
rahatsız etmeyecek şekilde sigara içebilirler. Bu kural, hem yürüyüşün
kendilerine zararları açısından, hem de diğer yürüyüşçüleri rahatsız
etmemeleri açısından gereklidir.